Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Orta Doğu merkezli gerilimlerin yalnızca askeri gelişmeler üzerinden okunmasının küresel tabloyu eksik bıraktığını söyledi. Güncel çatışmaların gökyüzündeki füze hareketleriyle sınırlı görülmemesi gerektiğini dile getiren Aydemir, ekonomik ve teknolojik rekabetin yeni bir zemin kazandığını değerlendirdi.
Enerji alanındaki dönüşümün küresel üretim dengelerini doğrudan etkilediğini belirten Aydemir, ham petrolün artık yalnızca yakıt ihtiyacını karşılayan bir kaynak olarak ele alınmadığını vurguladı. Modern sanayinin pek çok alanında kullanılan petrokimyasal ürünlerin, küresel üretim sisteminin temel yapı taşlarını oluşturduğunu ifade etti.
Aydemir, petrokimya tesislerinin stratejik öneminin giderek arttığını dile getirerek rafineri ve kimya komplekslerinin ülkeler arası rekabette belirleyici rol üstlendiğini söyledi. Küresel üretim ağında Asya merkezli işleme kapasitesinin genişlediğini hatırlatan Aydemir, ham maddenin dönüştürülerek yüksek katma değerli ürünlere çevrilmesinin ekonomik gücü şekillendirdiğini belirtti.
ENERJİDEN MALZEMEYE GEÇİŞ
Enerji bağımsızlığı arayışlarının yenilenebilir kaynaklara yönelimi hızlandırdığını kaydeden Aydemir, buna karşın petrokimyasal ürün talebinin artmaya devam ettiğini ifade etti. Güneş paneli, rüzgâr türbini ve elektrikli araç üretim süreçlerinin önemli bölümünün kimyasal ara ürünlere dayandığını vurguladı.
Küresel üretim zincirinde yaşanabilecek aksaklıkların gündelik hayatı doğrudan etkileyebileceğini dile getiren Aydemir, modern sağlık sistemlerinden gıda ambalajına kadar geniş bir alanın bu süreçle bağlantılı olduğunu söyledi. Bu nedenle tedarik güvenliğinin ekonomik planlamada öncelikli başlık haline geldiğini değerlendirdi.
SAVUNMA SANAYİİNDE KİMYASAL ALTYAPI
Savunma teknolojilerinin gelişiminde kompozit malzemelerin ve yüksek performanslı polimerlerin önem kazandığını ifade eden Aydemir, askeri üretimin arka planında kimyasal mühendislik süreçlerinin yer aldığını belirtti. Füze sistemleri ve elektronik donanımların üretiminde kullanılan özel malzemelerin stratejik değer taşıdığını vurguladı.
Aydemir, jeopolitik risk analizlerinin artık yalnızca enerji fiyatları üzerinden yapılmadığını, ara ürün tedarik zincirinin güvenliği ile birlikte değerlendirildiğini söyledi. Küresel güç dengelerinde ham maddeye erişimin yanı sıra işleme kapasitesinin de belirleyici rol üstlendiğini dile getirdi.
Yeni dönemde ülkelerin rekabet gücünün teknolojik dönüşüm kapasitesiyle ölçüldüğünü ifade eden Aydemir, moleküler düzeydeki üretim süreçlerinin ekonomik ve stratejik planlamada öne çıktığını belirtti. Modern dünyanın geleceğine ilişkin değerlendirmelerin bu çerçevede yapılması gerektiğini de hatırlattı.